Altın Oran ve Üçler Kuralı

Merhaba arkadaşlar, 

Yeni bir videoda daha birlikteyiz ve bu videoda fotoğrafta kompozisyon serimize bir halka daha ekleyeceğiz. 

Her şeyin akılla çözülebileceğine inanan eski filozoflar ki onlar aynı zamanda matematikçiydiler, güzelliğin ve estetiğin üzerinde de çok düşünüp, çok tartıştılar. Estetiğin, pastanın üzerine sıkılan bir krema gibi sonradan eklenebilecek bir süsleme olmadığını, yapısal olduğunu keşfettiler. Hatta bunu bir oran ile formüle ettiler.  Buna da “altın oran” dediler. Şimdi gelin, birlikte “altın oran”a bakalım… 

Haydi buyurun 

 

“Altın oran”, “altın kesim”, “ilahi oran”, “gözün nizamı”, “fi sayısı” gibi birçok isimlendirmesi olsa da şöyle tanımlamak mümkün: bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen ve uyum açısından en yetkin boyutları veren bir oran.  

Bir doğru parçasını öyle bir yerden bölelim ki, büyük parçanın küçük parçaya oranı ile bütünün yük parçaya oranı eşit olsun. İşte bu oran bize 1,618’i yani fi sayısını veriyor.  

Altın oran, çok daha eskilere dayansa da matematiksel düzenini Fibonacci isimli bir İtalyan matematikçi bulmuş, bu nedenle Fibonacci dizisi olarak adlandırılıyor. Bu dizideki her sayı, kendisinden önce gelen iki sayının toplamına eşittir ve her sayının bir öncekine bölümü 1,618 oranını verir.  

Bu oran doğada, insan bedeni, hayvanlar ve bitkiler gibi birçok varlık üzerinde bulunur. Ayrıca göze hoş gelen sanat eserlerinde ve mimari yapılarda bu oranı görmek mümkün. 

Fibonacci sayı dizisini oluşturan sayılardan yola çıkarak bir 1×1 bir kare çizelim. Serinin bir sonraki sayısı yine bir.  

Bir sonraki 2.  

2 ile 1 i toplayarak 3.  

3 ile ikiyi toplayarak 5.  

5 ile 3 ü toplayarak 8.  

8 ile 5 i toplayarak 13 

13 ile 8 i toplayarak 21 

21 ile 13 ü toplayarak 34 

34 ile 21 i toplayarak 55 ve bu böyle sonsuza kadar gidebilir ve ortaya çıkan altın dikdörtgendir 

Bu parçaları köşeden köşeye birleştiren yaylar bir araya geldiğinde “altın sarmal” veya “altın spiral” ortaya çıkar. Altın spiralin yatayda ve dikeyde ayna yansımalarını alır ve bunları doğrularla birleştirirsek yine ekranda gördüğünüz dikey ve yatay çizgiler ortaya çıkar ve bunlar “altın oran” veya “altın kesim” çizgileridir.  

Peki fotoğraf penceresinden baktığımızda bu bilgileri nereye oturtacağız? 

İnsan gözü ve beyninin estetik algısı tarih boyunca gelişmiş ve altın oranı içselleştirmiştir. Bu nedenle fotoğraflarda ilgi merkezini oluşturan ana konu ve varsa yardımcı ögeler, altın oran çizgilerinin kesiştiği altın noktalara veya altın oran çizgilerinin üzerine yerleştirilirse izleyiciye daha estetik gelir.  

Bu nedenle, vizörden veya lcd ekrandan kadraj yaparken, bu bilgiyi kullanarak kadraj yapmamız, fotoğraflarımıza değer katacaktır. Peki vizörden bakarken, ilgi merkezini altın oran veya altın nokta üzerine oturtuğumuzu nereden bileceğiz?  

Fotoğraf makinası üreticileri bu konuda bize yardımcı olmak için ekranımıza ızgara çizgileri koymak üzere ayar öngörmüşler, sağ olsunlar. Her makinanın menüsü farklı olmakla birlikte,  bu ayarı açtığınızda kadraj yaparken, ilgi merkeziniyardımcı ögeleri, ufuk çizgisini rahatlıkla altın oran üzerine yerleştirebiliriz artık.  

Bu arada, bir şeyi fark ettiniz mi? 

Vizörde ya da LCD ekranda çıkan ızgaralar, bizim çizdiğimiz altın oran çizgilerine göre biraz farklı yerde galiba? 

Evet, çok dikkatlisiniz. Çünkü bu çizgiler, başka bir kural yani “üçler kuralı”na göre çizilmiş.  

Üçler kuralına göre bir dikdörtgeni yatayda ve dikeyde 3 eşit parçaya bölerseniz, 4 adet kesişim noktası ortaya çıkar. Eğer, fotoğrafınızda ilgi merkezi ve yardımcı ögeleri bu kesişim noktaları ve/veya çizgiler üzerine denk getirirseniz izleyicinin ilgisini daha çok çeker ve beğenisini alır.  

Altın oran ile ne kadar çok benzeşiyor değil mi? 

Bu iki yaklaşımı üst üste koyduğumuzda; çizgiler ve kesişim noktalarının çok az saptığını görürüz. Ancak bu sapma, sizin “üçler kuralını” veya “altın oran” kuralından herhangi birini uygulamanızı ve diğerini dışlamanızı gerektirmez. Her ikisi de yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapılan bir çalışmaya göre, soldan sağa doğru okuyan bizim gibi toplumlarda gözün altın noktalara ilk önce hangi oranda baktığını tespit etmişler ve ekrandaki oranları bulmuşlar. 

Son söz olarak, kitaplarda ve her yerde “kural” olarak andığımız bu yaklaşımlar, aslında tecrübeler ve alışkanlıklardır. Göz ve beyin böyle alıştığı için uygulamakta fayda vardır diyoruz. Ama bazen öyle bir şey yaparsınız ki, kadrajınızın içini öyle tasarlarsınız ki, ne üçler kuralı ne altın oran kalır. Beyniniz bile şaşa kalır ortaya çıkan bu estetik fotoğrafa. Siz siz olun, kuralları iyi bilin ama daha iyisi için yeni şeyler denemekten ve gerekiyorsa bilinçli bir şekilde kuralları çiğnemekten çekinmeyin… 

Evet arkadaşlar.  

Bu haftaki videomuzun da sonuna geldik. Umarım “altın oran” ve “üçler kuralı” konusunda size faydalı olacak bir video olmuştur. Umarım beğenmişsinizdir, Umarım paylaşacak kadar sevmişsinizdir. Eğer öyle ise “beğen” butonu ve “paylaş” butonu aşağıda sizi bekliyor.  

Kanalımda, fotoğraf üzerine içerikler üretmeye devam ediyorum. Bu içeriklerin sizlere değer katması için çaba gösteriyorum. Eğer bu çabamı görüyor, takdir ediyor ve devam etmesini istiyorsanız “yorum, soru ve görüşlerinizi aşağıya bırakarak”, “abone olarak” ve “bildirimleri aç butonuna basarak” bana geribildirim yapabilirsiniz.  

Videomu izlediğiniz için teşekkür ediyor, gelecek hafta görüşmek üzere diyorum… Hoşça kalın