Üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz. Gözümüz üç boyutlu görüyor ve derinliği algılıyor. Oysa fotoğraf iki boyutlu bir düzlem. Hal böyle olunca, gözün üç boyutlu dünyada gördüğü bazı şeyleri, fotoğrafın iki boyutlu düzlemine yansıtmakta zorluk çekebiliyoruz. Zaman zaman da çektiğimiz fotoğrafta hayal kırıklığına uğramamız bu nedenle olsa gerek.  

Bu noktada kadraj tasarımı önem kazanıyor.  

Bugün sizlerle birlikte, kadraj tasarımı için 5 farklı yaklaşım üzerine konuşacağız.  

Haydi buyurun… 

 

Fotoğraf çekerken, kadrajımızın tasarımını bizler yapıyoruz. Bu dokunuşumuz nihai fotoğrafın başarısını son derece etkiliyor.  

Biz ana konumuzu, ilgi merkezimizi kadrajın tam orta yerine yerleştirebiliriz. Ana konumuzu kadrajı dolduracak şekilde büyükçe yerleştirebilir ve izleyiciyi doğrudan konu ile buluşturabiliriz. Bu bir yöntemdir, doğru yerlerde kullanıldığında oldukça da etkilidir.  

Örnekleri videoda görebilirsiniz. 

Bir başka tercih olarak, farklı bir şey yapabiliriz.    

Ana konumuzu, “ön plan” diye adlandırabileceğimiz şekilde yakın plana yerleştirebiliriz. Konumuz ön planda olduğu için fiziksel olarak kadrajda büyük bir yer kaplayacak ve yine izleyicinin dikkatini çekecektir.  Ancak bu noktada ana konumuzun gerisinde kalan bölge fotoğrafta boş olarak kalacaktır. Bu durumda “geri plana” da bir şeyler yerleştirmek fotoğrafı daha doyurucu yapabilir.  Geri plana yerleştirilecek ögelere “yardımcı ögeler” veya “ikincil konu” diyebiliriz.  

Fotoğrafımızın kendi içinde bütünlüğünü sağlamak için “yardımcı ögeler” veya “ikincili ögeler”, ana konuyu destekleyen, onunla ilişkisi olan şeyler olmalıdır. Fotoğrafın bütününü değerlendirdiğimizde, ilgi merkezi önce çıkmalı ama yardımcı ögeler de geri plandan ana konuyu destekliyor olmalıdır.  

Bu konudaki örnekleri de videoda görebilirsiniz.

Başka bir yaklaşım olarak,  ana konumuzu geri plana yerleştirebiliriz. Elbette bu durumda ana konumuz kadraj içerisinde göreceli küçük bir halde yer alacaktır.  Ön planı ise  izleyicinin gözlerini geri plandaki ana konuya yönlendirecek şekilde kullanmak da mümkündür. Bu şekilde kullanımda, göz ön plandan kadraja girer. Ön plandaki objeler ile buluşur ama söz konusu objeler gözü geri plana doğru zorlar. İzleyicinin gözü geri planda, ana konu ile buluştuğunda, ön plan amacına hizmet etmiş olur.  

Gelin bu konudaki örnekleri de videoda inceleyelim.  

Ön ve Arka Planın farklı kullanıldığı iki ana yaklaşım daha vardır. Bunlardan ilki minimalist fotoğraf yaklaşımıdır ki burada ana konu kadraj içinde mümkün olduğunca yalnız bırakılır. Ana konu ister geri planda küçük bir şekilde yerleştirilsin, isterse ön planda göreceli olarak daha büyük olsun, kalan bölgelere yardımcı ögeler mümkün olduğunca yerleştirilmez.    

Videomuzda minimal örnekler de mevcut. 

Son yaklaşım ise çağdaş sokak fotoğrafçılığının getirdiği bir yaklaşımdır. Her alanda olduğu fotoğraf da hızla değişiyor ve yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bu yaklaşım ile eserler veren genç kuşak, aynı kadraj içerisinde birden fazla ilgi merkezine yer verebiliyor ve bu ilgi merkezlerinin her biri kendi içinde ana konu olabilecek seviyede kullanılıyor. Hatta bu objeler arasında ilişki, bağlantı dahi kurulamadığı örnekler izliyoruz. Elbette her dalda olduğu gibi bu alanda da oldukça başarılı örnek fotoğraflar üretiliyor. 

Bu yaklaşımla çok güzel örnekler üreten değerli arkadaşlarım Aslı Ulaş Gönen ve Hilal Keskin Özay’a fotoğrafları ile bana destek oldukları için teşekkür ediyorum.  

Sokak fotoğrafı örneklerini videoda görebilirisiniz.

Evet arkadaşlar, bugün sizlerle birlikte, kadraj tasarımı üzerine farklı yaklaşımları konuştuk.  Bunların hiçbiri bir diğerinden daha doğru, daha güzel değildir. Zaten sanatta tek bir doğru, tek bir güzel yoktur. Sanat subjektiftir. Bütün bu yaklaşımları bilmek, doğru yerlerde, doğru şekilde kullanmak esastır. Hatta bilerek, isteyerek bu kuralları yıkmak ve özgürce kendini ifade etmektir sanat.  

Esen kalın…